Bazen içimde öyle bir kıpırtı uyanıyor ki, kendimi Tuzla’nın akşam rüzgarına bırakıp Marmaray’ın sesini dinlerken bile arzularım kabarıyor. Aydıntepe’den Pelitli’ye kadar uzanan bu sahil şeridinde dolaşırken, tenimde hissettiğim serinlik bile kısa süre sonra yerini sıcak bir dokunuşa bırakıyor. Mimar Sinan’ın dar sokaklarında ya da Şifa Mahallesi’nin tenha köşelerinde, yalnızca seninle paylaşmak istediğim bir gece düşlüyorum.
İçmeler’in ıslak kumları üzerinde çıplak ayakla yürümek, sonra aynı çıplaklığı bir otel odasının yumuşak çarşaflarında sürdürmek… Vücudumun her kıvrımı, her nefes alışım senin ellerine davetiye çıkarıyor. Gündüzün yorgunluğunu atmak ya da geceyi daha da kızıştırmak için yanımda olmanı istiyorum. İster kısa bir mola ister uzun bir gece olsun, Tuzla’nın her noktasında seni karşılamaya hazırım.
